Bir kadının hayatı boyunca yaşayabileceği en farklı deneyim, kuşkusuz ki anneliktir. Hamileliğin ilk aylarından itibaren, içinde büyüyen ve gelişen bir canlının olduğunu hisseden kadın için farklı, bambaşka bir dünya başlıyor demektedir.

Bu durum, vücudun da farkında olduğu bir süreçtir. Hatta duygusal değişimleri, ağlamaları, duygusallıkları ve tabi ki daha hiç görmediği bir canlıya karşı sonsuz bir sevgiyi tetikleyen hormonal değişiklikleri ortaya koyarak anne adayına hamileliği yakınen hissettiren vücut,  anneyi doğum sonrasında bebeği ile kuracağı güçlü bağa alıştırmaktadır.

Bir anne adayı hamileliğin ilk aylarında bebeğinin hareketlerini hissedememektedir. Ancak bebek ortalama 20 haftalık olduktan sonra, yavaş yavaş bebeğin hareketleri anlaşılabilir olmaktadır. Önceleri düzensiz ve zor anlaşılır hareketler ile hissedilebilen bebeğinizin hareketliliği, zaman içerisinde düzene kavuşmakta ve onun sizinle olduğunu hissettirir konuma gelmektedir.

Bebeğin en aktif olduğu ve neredeyse her anının hissedilebildiği dönem 27. ve 32. Haftalar olmaktadır. Bu süreçte, anne adaylarının bebeğinin gerçekliğini daha çok anlamakta, aynı zamanda da anne adaylarıiçinde büyüyen canlının bir birey olduğunu farkına varmaktadır. Bu haftalar, hamileliğin en anlaşılır olduğu, daha özel bağların kurulduğu bir dönemdir.

Anne adaylarını çok zorlayan bulantı ve kusma gibi belirtiler hamileliğin sinyalleri olarak ortaya çıksa da, bebeğin kendi hareketleri ile hamile olduğunu hisseden anne adayları daha yoğun ve özel duygular hissedebilmektedir.